[P182]

ORAL ANTİKOAGULAN KULLANAN HASTALARIN AMELİYAT DÖNEMİNDE HEPARİNLE KÖPRÜ TEDAVİSİ SONUÇLARIMIZ

S. Belli, S. Yıldırım, T. Çolakoğlu, A. Ezer, N. Törer, S. Görür, A. Tarım, G. Moray
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD

Giriş ve amaç: Profilaksi veya tedavi amacıyla uzun süreli oral antikoagulan (OAC) kullanımı, acil veya planlı cerrahi için çoğu zaman kesinti gerektirir. Bu durumda heparin ile köprü tedavisi sık kullanılmasına rağmen en iyi yöntem hala tartışma konusudur. Çalışmamızda uzun süre OAC kullanan ve perioperatif dönemde heparinle köprü tedavisi uygulanan hastalardaki ameliyat sonrası komplikasyonları araştırmayı amaçladık. Hastalar ve metot: Merkezimizde 2004 ile 2010 yılları arasında OAC kullanan ve ameliyat edilen 61 hasta yaş, cinsiyet dağılımı, klinik, demografik özellikleri, ASA skorları, yatış süreleri, laboratuar değerleri, uygulanan tedavi yöntemleri ve komplikasyonları ile geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Yaş ortalaması 53±13,8 (31-85) yıl olan hastaların 33’ü (%54,1) kadın idi. Vücut kitle endeksi ortalaması 27,1±5 (19-46,8) olan hastaların OAC kullanımının en sık sebebi geçirilmiş mitral kapak replasmanıydı (% 62,3). Otuz dokuz hastada (% 63,9) yandaş hastalık mevcuttu. Ameliyat öncesi INR ortalaması 1,3±0,4 (1-4,1), PT ortalaması 16,2±5,2 (11,1-49,4) sn, aPTT ortalaması 37,9±13,3 (26-96) sn iken, 41 hastanın (%67,2) ASA skoru 3, 20 hastanın ise 2 idi. Laparoskopik kolesistektomi en sık uygulanan cerrahiydi (n=24, %39,3). 12 hastaya aynı ameliyatta ek girişim (herni, eksizyonel biyopsi, vs) uygulandı. Hastaların 49’u (%80,3) planlı cerrahi, 12’si ise acil olup, ameliyat süre ortalaması 97±67,7 (30-420) dakika idi. 35 hastada (%57,4) dren kullanıldı. Komplikasyon gelişen hastalarda kardiopulmoner disfonksiyon (%19,7 n=12) ilk sırayı alırken, kanama (n=10, %16,4) ikinci sıradaydı. Ameliyat sonrası 45 hastada (%73,8) komplikasyon olmadı. Kan transfüzyon oranı %16,4 (n=10), hematokrit düşüklüğü oranı ise % 14,8 (n=9) idi. 2 hasta tekrar ameliyata alındı. Ameliyat öncesi yatış süresi ortalaması 3,9±3,7 iken, ameliyat sonrası 5,9±4,8, toplam yatış süresi ortalaması ise 9,8±6,5 gündü. Majör abdominal cerrahi geçiren 5 hasta (%8,2) ameliyat sonrası hayatını kaybetti. Sonuç: Heparinle köprüleme tedavisinde, koagulasyon parametreleri dikkatle ayarlanılarak, planlı cerrahilerde tromboemboli ve kanama riski azaltılabilir. Acil alınması gereken majör cerrahilerde ise en uygun köprüleme stratejisini belirlemek için ileri çalışmalar gereklidir.